Saturday, 10 January 2009

090110

İkinci gun, hazirliklar suruyor. Sleytler kesiliyor, kazida cikanlarin konacagi kaplar hazirlaniyor, cizimlerin uzerinden geciliyor, veritabani inceleniyor.
İsin acikcasi bugun anladigim en onemli sey, bizim projemizde yapilanlarla hemen hemen ayni seylerin yapiliyor olmasi.
Yani aklin yolu bir mi desem, yoksa biz baya bir yol almisiz son iki senedir mi desem bilemeyecegim, neyse proje dedikodusunu bir yana birakirsak...
En onemli sey yemekler sanirim, oglen yedigimiz hazir noddle ve sushilerden sonra japonyada yasanmayacagina karar verdim. Ben nasil olur da onume konan yiyemem!
Ama aksam Masa bize gercek japon yemegi yapip yanina sake koyunca iste budur dedim. İnanilmazdi, hatta chopsticklerle yemek yeme isini iyice ilerlettim, turkiyeden getirdigimiz helvayi bile sopalarla yedim.
Butun gun kitap kudum, ertugrul batti romanda, cocuk kitabi okudum, onda da batti. Cizimlere baktim, onda da batmis, valla batmis bu gemi!
Burada olmanin en guzel tarafi ispanyollar sanirim, hemen hemen herseyimiz benziyor, hatta bugun ufak ufak ispanyolca cumleler kurmaya bile basladim, Jorge bana ispanyolca ogretmeye niyetli gozukuyor, Maria ile ise zatn ancak bu dilde konusabiliyoruz.
Yarin dalislar var ve basin, yine kose bucak kacmak niyetindeyim basindan, neyseki fotografcilik dedigimiz proje gorevi her zaman sessiz olmayi etrafi izlemeyi hatta elinde kamera her ise burnunu sokup kimsenin seni rahatsiz etmemesini gerektirdigi icin super bir gorev.
Ve tabi bu gece uyuyabilmeyi umuyorum, Turkiye saatiyle bile mantikli bir saate denk gelmeyen sabah 4te iki gundur uyanmami anlayabilmis degilim :)

No comments:

Post a Comment