Kimin dediğini de çok iyi hatılıyorum, Ejder demişti, şeffafsın, yanındakinin derdini tasasını kopyalıyorsun, sanki anlıyorsun, anlamaya çalışırken o oluveriyorsun, bu sefer sen üzülüyorsun diye.
Şimdi Can'ı kopyalıyorum sanki, burdaki yeni kardeşim, düşüncesiyle, hassasiyetiyle ve bazen olgunluğuyla onu o kadar iyi anlıyorum ki, birşey yapamıyorum.
Belki uykusuzluktan ama genel olarak keyifsizlikten şafak sayıyor, haksız değil, yani en azından ona şeffaf olabiliyorum.
Ama tabii şeffaf olamadıklarım yok değil, tıpkı Ali Yamaç'ın dediği gibi herkesi seviyor muyum diye düşündüğümde sanırım herkesi sevemiyorum.
Hatta kahramankaptanın dediği gibi iyi de değilim. Ona göre iyi demek, kötülük yapamadığı için iyi olan demek değil. Kötülük yapabilecek düşüncede ve güçte olup, bunu seçim olarak yapmamak anlamına geliyor.
Bu durumda günlerin geçmesini bekliyorum, istanbula dönmek istiyorum. Bugün Pasifik'e baktığımda nerden yüzsem varırım diye düşündüm, ne yazık ki çok uzak geldi.
Evimi değil de İstanbulu özlemek, Ali Yamaç'ın evinde akşam içip, gündüz herkes gittikten sonra ayılmaya çalışırken Ali abimle sohbet etmek istediğimi farkettim.
Konuşacak ne çok şey var şu anda...
Uzakta olunca, bazen herşey o kadar anlam değiştiriyor ki, uzaktan o kadar ii görebiliyor ki insan ...
Monday, 19 January 2009
Bugün dalışa çıkamadık
Tüm gece yağan yağmurdan sonra bugün dalışa çıkamadık. Büyük dalgaların olduğunu ve Oshima adası tarafında dalışa çıkılamayacağını Nakamura-san bize haber verdi. Bu durumda günlük rutinlerimize devam etmek dışında yapılacak birşey yoktu. Yoshiko’nın çevirilerini kontrol ettik, Yemek kazanının dışarı çıkarılması ile ilgili toplantıyı gerçekleştirdik, mağara çizimlerini tamamladık, taşıma kaplarımızın altındaki sac parçaları boyadık derken gün sona erdi. Arada deniz kıyısına bisiletlerimizle gidip denize bakmak sanırım en güzel anımızdı. Açıkçası tipik bir labaratuvar gününün nasıl sıkıcı geçtiğini görüp bir kez daha Berta’ya hak verdim, günlük rutinler insanı gerçekten de çok yoruyormuş. Herşekilde denizde olmak çok güzel, umarım yarın dalışa çıkabiliriz.
Jorge, Tote ve Jordi’ye veda ederken..
090117_Pazar
Başlık: Jorge, Tote ve Jordi’ye veda ederken...
Güzel bir veda gecesinin ardından İspanyol ekibimizi Alicante’ye yolcu ettik. Bizi İspanya’ya davet etmeleri üzerine haritada Alicante’ye baktık. Yağmurun tekrar başlamasını beklediğimiz bugünlerde, sıcak bir Akdeniz şehrini hayal etmek içimizi ısıttı.
Yağmur beklentisine rağmen güneşli ama bulutlu bir güne başladık. Hava raporu şaşmıştır diye düşünürken, öğleden sonra bizi dalıştan çıkarken yağmur karşıladı. 17 derece sudan çıkıp daha soğuk bir yağmura yakalanmak pek de hoş değil!
Dalışlarımızda bugün bulduğumuz esas malzeme porselendi. Üzerinde hem çini hem de siyah desenler bulduk. Bunlar Japonyadan hediye olarak yollanan eserlerden parçalar olmalıydı. Çok sayıda parça dışında, kayaya yapışmış durumda tama yakın bir kap bulduk, henüz onun çıkması için oldukça çalışmamız gerekecek.
Başlık: Jorge, Tote ve Jordi’ye veda ederken...
Güzel bir veda gecesinin ardından İspanyol ekibimizi Alicante’ye yolcu ettik. Bizi İspanya’ya davet etmeleri üzerine haritada Alicante’ye baktık. Yağmurun tekrar başlamasını beklediğimiz bugünlerde, sıcak bir Akdeniz şehrini hayal etmek içimizi ısıttı.
Yağmur beklentisine rağmen güneşli ama bulutlu bir güne başladık. Hava raporu şaşmıştır diye düşünürken, öğleden sonra bizi dalıştan çıkarken yağmur karşıladı. 17 derece sudan çıkıp daha soğuk bir yağmura yakalanmak pek de hoş değil!
Dalışlarımızda bugün bulduğumuz esas malzeme porselendi. Üzerinde hem çini hem de siyah desenler bulduk. Bunlar Japonyadan hediye olarak yollanan eserlerden parçalar olmalıydı. Çok sayıda parça dışında, kayaya yapışmış durumda tama yakın bir kap bulduk, henüz onun çıkması için oldukça çalışmamız gerekecek.
Subscribe to:
Posts (Atom)