090117_CUMARTESİ
Başlık: Tatil günü öncesi, bugünü ve sonrası
Tatil gününün en güzel yanı bir gece öncesinin de tatil olmasıdır. Her ne kadar daha yeni başlamış olsak da dalışlara ara vermek 1 gün bile olsa oldukça iyi geldi. Ve tabi havaın günlük güneşlik olması bu güzel tatil günümüzün keyfini daha da arttırdı.
Öncelikle 16sı akşamından bahsetmek istiyorum. Eve gelince tatilden de yararlanıp hem blogları yazmak hem de fotoğraf aktarımlarını yapmak dışında, çamaşır yıkayıp, japonyadaki ilk gündelik yaşam rutinlerine başlamış oldum. Ardından koşturmaca içinde Enomoto-san’ların daveti üzerine İsmet ve Uğur katdeşlerin Türk Restaurant’ına gittik. Herşeyiyle bir Türk restaurant’ı, duvarlar İznik çinisi, duvarlar çeşitli yörelerden kilim ve halı kaplı. Sahipleri ise, tam bir Türk misafirperverliği sergilediler, ve Japon malzemesiyle yapılabilecek en lezzetli Türk yemeklerini hazırladılar. Mutfak sohbeti sırasında daha da ayrıntılı olarak onları tanıma fırsatı bulduk.
Ardından Enomoto-san’ın daveti üzerine Karaoke bara gittik. Japonların kş akşamlrındaki en büyük eğlencesi bu olmalı. Önünüzdeki listeden istediğiniz dilde şarkı seçip buna eşlik ediyorsunuz, ama bunu tabii Japonlar kadar iyi yapamıyorsunuz. İspanyolların Tango yapması gibi, onlarında milli eğlence şekli bu olmalı. İçtiğimiz şohoların etkisiyle sarhoş olup, japonlarla iyice kaynaştık.
Ardından yorgun argın eve geldiğimde günü düşünürken, bulduğumuz parfüm şişesi için, Ertuğrul kitabından şu satırlar aklıma geldi:
"(...) İkincisi sana bir şişe bıraktım. Bu şişenin içinde benim gözyaşlarım var. Senden ayrı kaldığım zamalar çok ağladım. Gözyaşlarımı bu şişenin içinde topladım. Şimdi bu şişeyi veriyorum sana, bu benden sana en büyük hatıradır Ali. Bndan sonra bu şişeyi ömrün boyunca sakla. Bu sana olan bağlılığımın, sana olan muhabbetimin, sana olan sevdamın bir nişsanıdır." Erdoğan Şimşek
Ertesi gün tatil günümüz olduğu için, sadece gezmekle meşguldük. Japonyaya salınmış 10 turist olarak öncelikle Balina Müzesi’ne sonar ise Kushimoto Akvaryum2una gittik. Gördüklerimiz beni insanoğlunun hangi milletten olursa olsun hayvanlara şov amaçlı olarak eziyet ettiklerini hatırlattı. Açıkçası günün en güzel anı, İspanyol ekip aradaşlarımızla, marketten aldığımız yemeklerle Deniz kıyısında sakin bir kumsal bulup, güneş altında piknik yapmamızdı. İşte Akdenizli her yerde Akdenizlidir, Türkü, Yunanı, İtalyanı, İspanyolu hiç farketmiyor.
Güzden Varinlioğlu
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment